Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

17 Temmuz 2010 Cumartesi

Simyacı..

Simyacı olmaya karar verdim..Kendi kişisel menkıbesini arayan bir garip çobanım ben..Yıllardır arayıp durduğum şeyin beni yere göğe sığdıramayan,içimdeki düşünce ve duygu fırtınalarının beni nerelere götürmek istediğini bilmiyordum fakat Simyacı'yı okuduktan sonra ağır ve havada kalan taşlar oturacak yerlerini görmeye başladılar..Artık ne aradığımı bilemesem de O'nu bulduğumda anlaycağım çünkü bu benim kişisel menkıbemin bir parçası..İnsanlar çeşit çeşitler,ruhları hisleri suretleri,gerçekleri ve yalanları..Diller,dinler,farklı ırklar,farklı kültürler bunların ana kaynakları olabilir fakat biliyorum ki herşey bir ve tek birşey için,herşey istese de istemese de bir ve tek olan O şeyi tamamlıyor..O şey evrenin ruhudur diyor simyacı..Simyacıdaki kişisel menkıbesini arayan çobanla özdeşleştirdiğim ruhumu düşündüm..Farklı olan ve beni düşündürense çobanın, evrenin ruhuna ulaşmak için yaşadığı yerden çıkıp yıllarca farklı diyarlarda yaşayıp gezip dolaşması gereketi ve bir simyacıyla karşılaşması..Bense doğduğumdan beri evrenin ruhunu hissedip onunla yaşadım hep..Birşey daha var,çoban benim kadar şanslı olamayabilir lakin ben de asla evrenin ruhundaki sırları onun gibi bilemeyeceğim,rüzgara güneşe onun gibi seslenemeyeceğim,hissedemeyeceğim ve belki de gerçek bir simyacı olmayı bu yüzden beceremeyeceğim..Bilinmezler bilinmezleri doğurur..Oysa ki Simyacı diyor ki: Kimse bilimezden korkmamalı,çünkü herkes istediği ve ihtiyac duyduğu şeyi elegecirebilir.İster hayatımız ister ekin tarlalarımız olsun,sahip olduğumuz şeyleri yitirmekten korkarız.Ama hayat hikayemiz ile dünya tarihinin aynı EL tarafından yazılmış olduğunu anladığımız zaman,bunu anlar anlamaz,bu korku uçup gider..
Dünyanın en büyük yalanı nedir? Ne mi? Hayatımızın belli bir anında yaşamımızın denetimini elimizden kaçırırız ve bunun sonucu olarak hayatımızın denetimi yazgının eline geçer.Dünyanın en büyük yalanı budur..
........

1 yorum:

Tasarım Meydanı-Aysun dedi ki...

Merhaba sevgili Simyacı,
Ben de iade-i ziyarete geldim...
izlemeye alıyorum seni... :) Tekrar görüşmek üzere...