Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

26 Aralık 2012 Çarşamba

Bak Benim Özgür Düşüncem De Bu!

Kibirli insanlardan nefret ederim çünkü kibir kıskançlıktan gelir; vakarlı duruş kafidir..
İnançlarım yüzünden beni aşağılayan inancımı aşağılamış demektir, savunmam büyük olur, haklı olur ve HAK'la olur..
Siyaset hakknda yorum yapmıyorum ve kimseden de akıl alacak değilim.
Demokrasi var ve sonuçlarını kabullenmek dini zayıflara zor gelebilir oysa inançlarım yüzünden düne kadar hor görülen ben ve benim gibilerin bugün haklı oldukları ve rahatça konuşabilme hakları olduğu halde susmamız korkumuzdan değildir..
Sadece biliyoruz ki boka çomak soktukça daha da pis kokar.. 


6 Aralık 2012 Perşembe

İbrahim Sadri - Taş Gazeli




Bugüne kadar dinlediğim en güzel gazel fakat bundan önce gazel dinledim mi hatırlamıyorum..

..DİNLE NEYDEN



-Mevlâna :
“Dinle Ney’den, nasıl hikâyet eder?
Ayrılıklardan şikâyet eder:
Koptuğumdan beri kamışlıkdan ben,
Ağlar kadın erkek inleyişimden.

İsterim hasretle doğranmış yürek:
Derdimi dökeyim feryat ederek.
Aslından kopup da ayrı kalanlar,
Gene o kavuşma gününü arar.

Her mecliste geldim ben ah-ü zâra,
Eş oldum, bedbahta ve bahtiyara
Her biri sandı ki bana olur yâr,
Lakin aramadı bende ne sır var?

Sırrım, feryadımdan değildir uzak.
O nuru yok sanır lâkin göz kulak,
Gizli değildir can tene, ten cana,
Canı görmek için izin yok sana.

Yel değil, ateştir bu Ney’in sesi,
Kimde bu ateş yok, sönsün nefesi.
Aşkın ateşidir ki Ney’e düştü,
Aşkın coşmasıdır ki meye düştü.

Yardan ayrılanın ney gönül sesi,
Perdemizi yırttı Onun perdesi.
Ney gibi panzehir var mıdır söyle,
Hem uygun, hem düşkün, kim gördü söyle?

Ney kanlarla dolu yolları söyler.
Ney, Mecnun aşkını hikâye eyler.
Bu aklı kim anlar bihuştan gayri?
Dile mahrem mi kulaktan gayrı?

Günler gam içinde vakitsiz soldu,
Günler yanışların yoldaşı oldu.
Sen varsın, günlerim ne gam, gittiyse,
Sen kal, temizlikte eşi yok kimse.

Balıktan gayrisi suyuna kandı,
Nasipsizin günü gecikip yandı
Pişkinin halini hiç anlar mı ham?
Söz kısa gerektir imdi vesselâm...”

MEVLANA


bağlantı-şiiri dinlemek isterseniz güzel okunmuş; 

:http://www.sairturk.com/Siir.aspx?Siirid=3027&sesid=2244

DEDE EFENDI - NEY TAKSIMI




Ney olup ağlamaktır en güzel duamız... 
Dinle neyden ki hikâye etmede, Hep ayrılıktan şikâyet etmede Mevlâna'nın mesel dünyasında, ney insanı temsil eder. İnsan da, tıpkı ney gibi, içinde nefes saklamaktadır.

İnsanın her sözü, bir özleyişin ve bir ayrılığın ifadesidir. İnsanın iç çekişleri, aslından ayrı olmanın hüznünü, yuvadan uzak olmanın sancısını yansıtır. Kamışlıktan kopardıklarından beri beni, Feryadım ağlatır her kadını ve erkeği. Kamışlık neyin anayurdu ve evidir. İnsan da tıpkı ney gibi cennetten, yani yuvasından ayrılmıştır. Kalbinin ebedî muhabbetle doyduğu... 

Kamışlık neyin anayurdu ve evidir. İnsan da tıpkı ney gibi cennetten, yani yuvasından ayrılmıştır. Kalbinin ebedî muhabbetle doyduğu cennetten dünya gurbetine sürülmüştür. İnsan kalbi, tıpkı ney gibi, fena ve zevalin, ayrılık ve yokluğun yaşandığı bu dünyada, inceden inceye feryad etmektedir. 

İnsan ruhu olması gereken yerde değildir; geçmişe ait hüzünler ve geleceğe ait kaygılar, aslında hep bu uzaklığın sözsüz ve sessiz ağlayışından ibarettir. 

Senai Demirci


''Neyzenden bir Nefes, Neyde bin sesle karşılık bulur..Olsaydı Kavuşmak aceleyle, Ney; neye inlerdi ki o vakit...İyi ki Ayrılıklar var...Ve iyi ki Umud-u vuslat ...Aşk ile...

3 Aralık 2012 Pazartesi

PAULO COELHO' DAN DAMLALAR..

Ask a flower in the field: ‘Do you feel useful? After all, you do nothing but produce the same flowers over and over?’
And the flower will answer: ‘I am beautiful, and beauty is my reason for living.’
Ask the river: ‘Do you feel useful, giv
en that all you do is to keep flowing in the same direction?’
And the river will answer: ‘I’m not trying to be useful, I’m trying to be a river.’
Don’t try to be useful. Try to be yourself: that is enough, and that makes all the difference.
Walk neither faster nor slower than your own soul. Because it is your soul that will teach you the usefulness of each step you take.
Sometimes taking part in a great battle
But sometimes you can do that simply by smiling, for no reason, at someone you happen to pass in the street.
Without intending to, you might have saved the life of a complete stranger, who also thought he was useless and might have been ready to kill himself, until a smile gave him new hope and confidence.

2 Aralık 2012 Pazar

Sizler Yaşadıklarınızı AŞK Mı Sanıyorsunuz..


Aşkı anlatmak bana düşmez lakin aşkın damlasından yaratılmış olduğum için dilimin  döndüğü derecede aşkı savunmak bana düşebilir.. 
Aşkı hafife alanlara ithafen..



İnsanlar olarak ne kadar az  bilirsek bilelim bir o kadar çok konuşup özellikle bilmediklerimiz hakkında ahkam kesmeye bayılırız.. Sesi olan şarkıcı olur, sözü olan şair, yazar falan.. Bir de gözü olanlar var..Gözü olup da kendini aşık sananlar..  Görüp de aldananlar var.. 
Aşkı her gördüğünde aramak insan tabiatında varsa da gözünü 'maddesel aşk' denilene dikmiş ve de 'aşk' sözcüğünü bu suretle dahi basitleştirmiş aşkla hiç alakası olmayanlar hatta yakınından bile geçemeyenler var.. Yaklaşıp ta uzaklaşanlar, aşkın sandığından çok başka birşey olduğunu bile fark edemeyerek ayakları geri geri tepen acizaneler var.. Fedakarlığı, acıyı, özlemi, ayrılığı aşktan ayrı sanan zora gelemeyen divaneler var.. Mevlana'nın da dediği gibi aşka hayret eden nice şaşkınlar var.. Anlayamadığını görmezlikten gelen, ispat edemediğini inkar eden aşk kafirleri var.. Sözde aşkı dilinden düşürmeyen, aşktan başka birşey bilmediğini idda eden kalabalıklar içinde yalnız kalmanın aşksızlık olduğun söyleyen nice yalnızlıkla aşkı ayırtedememiş fakirler var.. Aşkı anlatmaya kimin gücü yetmiş ki benim yetsin.. Aşkı ben bile yaşamadım henüz..Yaşar mıyım, talip miyim, layık mıyım hiç bilmiyorum..Bu yüzden ben sadece onu arıyorum belki de aradığımı sanıyorum heyhat çünkü aşkla alakalı her ne varsa nasip işidir..Aşk'ın kendisi dilemediği sürece kimsenin onu anlamaya da yaşamaya da gücü yetmez.. Sizin aşk sandıklarınız nedir ben de bilmiyorum..Her yerde aşk şarkıları,aşk filmleri, aşk sözleri ve aşka dair sanılan ve iddia edilen tüm o saçmalıklar.. O aşk sandıklarınıza topyekün yalancı aşklar dersek aşkın affına sığınarak...

 İnsan gerçek aşkı bulunca asla kaybetmez ki.. 
Gerçek aşk fiziği de aşar.. Metafiziği de..
İnsan hayvan gibi sadece bedene aşık oluyorsa, kara kaşa kara göze falan..  Kavuştu mu aşkını kaybeder, aşk yokmuş der, aşk bitiyor zaman geçtikçe der.. İşte aşkla evlenenlerden duyarız hep ; biz aşkla evlendik sonra aşkımızın yerini sevgi aldı saygı aldı falan.. Ben içimden gülerim aslında çünkü o insanlar birbirlerine sadece katlanırlar, zorunda oldukları şeylerden dolayı.. Aldandıkları şeyler içinse tecrübe derler,gençlik derler, hayat derler, kabullenip rutin ölü hislerle yaşamaya devam ederler.. 
Oysa bunlar aşkın kırıntısı bile olamaz, evet tüm o ölü yaşanmışlıklar.. 
Aşkı anlatmıyorum, anlatamam da belki bir gün bu yazdıklarıma bile dalgavari bir gülüş bırakıveririm kim bilir..
Gerçek aşkı bulmak demiştim..
O'nu bulmak öyle kolay mıdır?
 Aşk bir kere mıhlandı mı beyni-yüreğe bir daha asla çıkmaz çıkamaz..
 Bundandır aşk herkesi bulmaz öyle kolay kolay..Herkesler içinde de yoktur aşka yar aşikar.. 
İnsan aşka aşık olabilse başka şeyde gözü olmaz; insanın aşka bahane olduğunu anlar..
 Aşk, aşka aşık olanı arar bu yüzden ve onu buldu mu da asla kaybetmez ..

Ben aşkı arayan yada aradığını sanan aşktan yaratılmış bir damlayım.. Aşkı anlatamam, yaşanmadan anlaşılmaz çünkü.. Çünkü AŞK öyle bir sır ki bilen susuyor, söylemiyor, söyletmiyor vesselam.. Bu yüzden olsa ki Şems-i Tebrizi  Mevlana'sına HAMUŞ demiş, SUS.....




30 Kasım 2012 Cuma

Sorgulayışlarım bitmiyor..

Bir şey var...
 Kendimi sorgulamama sebep olan milyonlarca an var hayatımda ki hepimizin hayatında da öyledir elbette.. Sorguluyorum ve görüyorum ki zaman geçtikçe kısa süre önceki hallerimi beğenmiyorum .. Basit buluyorum dünümü ve dünlere dair herşeyi yakmak istiyorum.. Hata yapmak, yanlış zamanda yanlış şeyler yapmak istemiyorum artık.. Karamsar olmak ve korkmak istemiyorum geleceğimden.. Kim olduğumu bilmiyorum ve kendimi değerli falan görmüyorum.. Yaratan beni severse kedi gibi O'na sığınmak istiyorum hayatın fırtınalı günlerinde.. Bazen ailem dışında hiç kimsenin beni sevmediğine inanıyorum.. Sevgisiz yaşamak ne kadar kötü ve çok zor.. Dünyada hep acı olaylar yaşandıkça ve insanlar samimiyetini kaybettikçe mutsuzlaşıyorum.. Hissetmek o kadar değerli ki benim için; yaşadığım dünyadan bu kadar etkilenmekten ve sonuçta hislerimi bastırmaktan, durdurmaktan çok yoruldum.. Güzel duygulara  karşı alerjisi mi var dünyanın? Öyleyse neden fazla barınamıyor hiçbir diyarda hiç bir yerde sevgiler ve sevginin getirdiği tüm herşey?

yok yok ben anlatamıyorum konuşmak değil susmak daha evla..