Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı
13 Haziran 2011 Pazartesi
Ve Tez Sunumu ile Bitti dönemim :))
Şimdi yazmak istediğim şey güzel çok güzel..Bugün en mutlu günlerden biriydi benim için:) Mühendis olacağıma inancımı ve güvenimi pekiştiren bi mutlu son yaşadım..Bitirme tezi sunumumu yaptım ve jüri tarafından çok beğenildi ayrıca gelecek vaadeden mühendislerden biri olduğum söylendi =) Çok mutlu oldum dolayısıyla, ilk defa kendimi bi çalışmayla ifade edebilmenin sevinci içerisindeyim..Sanırım bundan sonra aydınlık günler beni bekliyor..Ağustos sonu itibariyle mezun konumunda olacağım sanıyorum..Ve mutluluğumu paylaşmak için güzel bi şarkı paylaşmak istiyorum sizle..Umarım hepimiz için umut dolu yarınlar hiç bitmez..
9 Haziran 2011 Perşembe
Bu aralar çok huysuzum..Hayattan memnun değilim; kendimden,elde ettiklerimden mutluluk hissetmiyorum, kısacası hiçbişey bana sevimli gelmiyor..Çok mu karamsarım yoksa algılarımın çok açık ve bakış açılarımın birden fazla oluşu mu beni komplexleştiren..Yaşamaya dair insanların can attığı çekici bulduğu, eğlendiği pek çok şey küçük ve basit kalıyor gözümde..Belki de hayatı sevmeyi, yaşamayı bilmiyorum..Düşündüm de bugün yine huysuz ve yorgun okul dönüşümde..Kendimi kafese tıkılmış gibi hissediyorum bazen..Dünya dar çok dar geliyor..Yapacak şeyler kısıtlı olunca köle gibi hissediyorum sistemlerin düzenlerin bakış açılarının köleleriyiz hepimiz..Bunlara bağlı olarak seçimlerimiz ve sonuçları hep yönlendirilmeler ve öğrendiklerimiz sonucunda yaptırıldıklarımızdan ibaret..
4 Haziran 2011 Cumartesi
2 Haziran 2011 Perşembe
Dönem biterken..
Dönem bitiyor sonunda..Bu aşamaya da geldik artık..Bitiyor umuyorum ki mutlu bi son olur ve üniversite yıllarım artık geride kalır..Çok yoruldum ama sonunda buna değecek mi bilmiyorum..En azından lisansını tamamlamak da bi başarı sayılır diyorum kendime..Şuan söyleyecek pek birşey de yok..Söyleyecek sözlerim tükendi mi ne..Sözler tükenirse geriye ne kalır ki..Sadece ben kaldım belki o da kalmadı diyor bi ses..
4 Şubat 2011 Cuma
Herkes Öldürebilir Sevdiğini
Kulak verin sözlerime iyice,
Herkes öldürebilir sevdiğini
Kimi bir bakışıyla yapar bunu,
Kimi dalkavukça sözlerle,
Korkaklar öpücük ile öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!
Kimi gençken öldürür sevdiğini
Kimileri yaşlı iken öldürür;
Şehvetli ellerle öldürür kimi
Kimi altından ellerle öldürür;
Merhametli kişi bıçak kullanır
Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur.
Kimi aşk kısadır, kimi uzundur,
Kimi satar kimi de satın alır;
Kimi gözyaşı döker öldürürken,
Kimi kılı kıpırdamadan öldürür;
Herkes öldürebilir sevdiğini
Ama herkes öldürdü diye ölmez!!!
Oscar Wilde
Herkes öldürebilir sevdiğini
Kimi bir bakışıyla yapar bunu,
Kimi dalkavukça sözlerle,
Korkaklar öpücük ile öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!
Kimi gençken öldürür sevdiğini
Kimileri yaşlı iken öldürür;
Şehvetli ellerle öldürür kimi
Kimi altından ellerle öldürür;
Merhametli kişi bıçak kullanır
Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur.
Kimi aşk kısadır, kimi uzundur,
Kimi satar kimi de satın alır;
Kimi gözyaşı döker öldürürken,
Kimi kılı kıpırdamadan öldürür;
Herkes öldürebilir sevdiğini
Ama herkes öldürdü diye ölmez!!!
Oscar Wilde
25 Ocak 2011 Salı
uzun süreden sonra..
Yazmayı seviyorum ama bazen kilitleniyorum.Hiçbirşey yazmak yada yazmanın dışında hayata dair hiçbirşey yapmak bile istemez ya insan öyle zamanlarım oluyor benim de..İç hesaplaşmalar ve dış savaşlar derken insan çözünürlüklerini aştığı zaman belli bir karara erişiyor.Ben de iç ve dıştaki kimyasal tepkimeler sonucu karara ulaştıkça yazıyorum ya da vazgeçiyorum..Şu ara yeni bir dönemi kapatmanın heyecanı içerisindeyim.Üniversitemin son güz yılındayım inşallah..Henüz sınav sonuçlarının açıklanma arefesinde olduğum için heyecan daha bi dorukta ve endişeler beraberinde tabii..Ne olacak bitecek mi sorunsuzca diye içten içe düşünmekteyim.Artık eskisinden daha güçlü biri olmaya başladım sanıyorum.Olması gereken de bu aslında ama bazılarımız yaş geçtikçe zaman aşımına uğradığımızı da düşünüyor..Bu da var ama kişiden kişiye ve yaşanılandan yaşanılana değişiyor..
Zaman geçerken düşündüklerimden bazılarını yazmak istiyorum.Düşünüyorum da zamanı yada şu küçük ömrü harcarken ne kadar kazanabiliyoruz acaba?Kaçımız hayatı gerçekten hakkını vererek yaşıyor?Hangimiz hakkı olan duyguların ve hakkı olan yaşama faaaliyetlerinin varlığının idrakinde ve idaresindeyiz??Yapamadığım fakat yapmak istediğim güzelliklerin çoğu için üzülüyorum elimde olmadan..Sonra hayatın hala devam ettiğini görüp yeniden başlıyorum telkinlerime..Bu bana verilmiş bi hayattır her nekadar pek çok dış faktörlerin benim hayatım üzerinde etkisi olsa da bu benim hayat ağacım,içimden gelen..Sağlıklı yaşamak için sağlıklı düşünmek gerek..Bu yüzden insanın bol bol beyin jimnastiği yapması şart..Neler yapabilirim bunun için düşünüyorum..Temiz hava şart öncelikle..Ama sadece oksijenden bahsetmiyorum; bulunduğumuz içsel ve dışsal ortamlardaki temiz havayı kastediyorum..Yaşam gücü sağlıklı bir beyinden geçiyor öncelikle diye düşünüyorum.Çünkü insanı yöneten temel organ beyindir..Beynimizle algıladığımız herşeyi hissedebilir ruhumuz ve kalbimizle yaşama sarılırız..Ama beynin lider olduğunu düşünüyorum en azından sağlıklı bir bedende..Burada bir atasözünü de hatırlatmadan geçemeyeceğim ; sağlam kafa sağlam vücutta bulunur..
Evet beyin jimnastiği olarak ilk koşul temiz hava demiştim.Şimdi diğer önemli bir durumu belirteyim bu da muhakkak kitap okumaktan geçiyor..Ne kadar kitap okursak o kadar çok çeşitli düşünce bahçesi oluşturabilirz kendimize..İnsan düşünen demek değil midir?Düşünmek için de bi fabrikaya hammadde göndermeliyiz ki ürün elde edelim hesabı okumalıyız diye düşünüyorum..Algılarımız,fikirlerimiz iç dnyamız olabildiğince geniş ve ferah olmalı,kucaklayıcı olmalı fakat bunun yanısıra mantık,bilinç ve yargılama süzgeçlerimiz de açık olmalıdır..Ancak bu şekilde hayatın tadını çıkartmak mümkün olabilir kanısındayım..Tabii bu beyin egsersizlerine;sinema müzik,sanat,kültürel ve sosyal faaliyetler,spor gibi pek çok şey katılabilir..Yeter ki baktığımız ve değer verdiğimiz,yaşadığımız şeylere dikkat edelim..Küçük bir çocuk gibi belki de soralım kendimize 'bu nedir,nedendir?' Yoksa sebebi olmayan gereksizlikler için de kaybetmemiz ve kaybolmamız söz konusu bile olamaz..
Zaman geçerken düşündüklerimden bazılarını yazmak istiyorum.Düşünüyorum da zamanı yada şu küçük ömrü harcarken ne kadar kazanabiliyoruz acaba?Kaçımız hayatı gerçekten hakkını vererek yaşıyor?Hangimiz hakkı olan duyguların ve hakkı olan yaşama faaaliyetlerinin varlığının idrakinde ve idaresindeyiz??Yapamadığım fakat yapmak istediğim güzelliklerin çoğu için üzülüyorum elimde olmadan..Sonra hayatın hala devam ettiğini görüp yeniden başlıyorum telkinlerime..Bu bana verilmiş bi hayattır her nekadar pek çok dış faktörlerin benim hayatım üzerinde etkisi olsa da bu benim hayat ağacım,içimden gelen..Sağlıklı yaşamak için sağlıklı düşünmek gerek..Bu yüzden insanın bol bol beyin jimnastiği yapması şart..Neler yapabilirim bunun için düşünüyorum..Temiz hava şart öncelikle..Ama sadece oksijenden bahsetmiyorum; bulunduğumuz içsel ve dışsal ortamlardaki temiz havayı kastediyorum..Yaşam gücü sağlıklı bir beyinden geçiyor öncelikle diye düşünüyorum.Çünkü insanı yöneten temel organ beyindir..Beynimizle algıladığımız herşeyi hissedebilir ruhumuz ve kalbimizle yaşama sarılırız..Ama beynin lider olduğunu düşünüyorum en azından sağlıklı bir bedende..Burada bir atasözünü de hatırlatmadan geçemeyeceğim ; sağlam kafa sağlam vücutta bulunur..
Evet beyin jimnastiği olarak ilk koşul temiz hava demiştim.Şimdi diğer önemli bir durumu belirteyim bu da muhakkak kitap okumaktan geçiyor..Ne kadar kitap okursak o kadar çok çeşitli düşünce bahçesi oluşturabilirz kendimize..İnsan düşünen demek değil midir?Düşünmek için de bi fabrikaya hammadde göndermeliyiz ki ürün elde edelim hesabı okumalıyız diye düşünüyorum..Algılarımız,fikirlerimiz iç dnyamız olabildiğince geniş ve ferah olmalı,kucaklayıcı olmalı fakat bunun yanısıra mantık,bilinç ve yargılama süzgeçlerimiz de açık olmalıdır..Ancak bu şekilde hayatın tadını çıkartmak mümkün olabilir kanısındayım..Tabii bu beyin egsersizlerine;sinema müzik,sanat,kültürel ve sosyal faaliyetler,spor gibi pek çok şey katılabilir..Yeter ki baktığımız ve değer verdiğimiz,yaşadığımız şeylere dikkat edelim..Küçük bir çocuk gibi belki de soralım kendimize 'bu nedir,nedendir?' Yoksa sebebi olmayan gereksizlikler için de kaybetmemiz ve kaybolmamız söz konusu bile olamaz..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
