Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

2 Haziran 2011 Perşembe

Dönem biterken..

Dönem bitiyor sonunda..Bu aşamaya da geldik artık..Bitiyor umuyorum ki mutlu bi son olur ve üniversite yıllarım artık geride kalır..Çok yoruldum ama sonunda buna değecek mi bilmiyorum..En azından lisansını tamamlamak da bi başarı sayılır diyorum kendime..Şuan söyleyecek pek birşey de yok..Söyleyecek sözlerim tükendi mi ne..Sözler tükenirse geriye ne kalır ki..Sadece ben kaldım belki o da kalmadı diyor bi ses..

4 Şubat 2011 Cuma

Herkes Öldürebilir Sevdiğini

Kulak verin sözlerime iyice,

Herkes öldürebilir sevdiğini

Kimi bir bakışıyla yapar bunu,

Kimi dalkavukça sözlerle,

Korkaklar öpücük ile öldürür,

Yürekliler kılıç darbeleriyle!



Kimi gençken öldürür sevdiğini

Kimileri yaşlı iken öldürür;

Şehvetli ellerle öldürür kimi

Kimi altından ellerle öldürür;

Merhametli kişi bıçak kullanır

Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur.



Kimi aşk kısadır, kimi uzundur,

Kimi satar kimi de satın alır;

Kimi gözyaşı döker öldürürken,

Kimi kılı kıpırdamadan öldürür;

Herkes öldürebilir sevdiğini

Ama herkes öldürdü diye ölmez!!!



Oscar Wilde

25 Ocak 2011 Salı

uzun süreden sonra..

Yazmayı seviyorum ama bazen kilitleniyorum.Hiçbirşey yazmak yada yazmanın dışında hayata dair hiçbirşey yapmak bile istemez ya insan öyle zamanlarım oluyor benim de..İç hesaplaşmalar ve dış savaşlar derken insan çözünürlüklerini aştığı zaman belli bir karara erişiyor.Ben de iç ve dıştaki kimyasal tepkimeler sonucu karara ulaştıkça yazıyorum ya da vazgeçiyorum..Şu ara yeni bir dönemi kapatmanın heyecanı içerisindeyim.Üniversitemin son güz yılındayım inşallah..Henüz sınav sonuçlarının açıklanma arefesinde olduğum için heyecan daha bi dorukta ve endişeler beraberinde tabii..Ne olacak bitecek mi sorunsuzca diye içten içe düşünmekteyim.Artık eskisinden daha güçlü biri olmaya başladım sanıyorum.Olması gereken de bu aslında ama bazılarımız yaş geçtikçe zaman aşımına uğradığımızı da düşünüyor..Bu da var ama kişiden kişiye ve yaşanılandan yaşanılana değişiyor..
Zaman geçerken düşündüklerimden bazılarını yazmak istiyorum.Düşünüyorum da zamanı yada şu küçük ömrü harcarken ne kadar kazanabiliyoruz acaba?Kaçımız hayatı gerçekten hakkını vererek yaşıyor?Hangimiz hakkı olan duyguların ve hakkı olan yaşama faaaliyetlerinin varlığının idrakinde ve idaresindeyiz??Yapamadığım fakat yapmak istediğim güzelliklerin çoğu için üzülüyorum elimde olmadan..Sonra hayatın hala devam ettiğini görüp yeniden başlıyorum telkinlerime..Bu bana verilmiş bi hayattır her nekadar pek çok dış faktörlerin benim hayatım üzerinde etkisi olsa da bu benim hayat ağacım,içimden gelen..Sağlıklı yaşamak için sağlıklı düşünmek gerek..Bu yüzden insanın bol bol beyin jimnastiği yapması şart..Neler yapabilirim bunun için düşünüyorum..Temiz hava şart öncelikle..Ama sadece oksijenden bahsetmiyorum; bulunduğumuz içsel ve dışsal ortamlardaki temiz havayı kastediyorum..Yaşam gücü sağlıklı bir beyinden geçiyor öncelikle diye düşünüyorum.Çünkü insanı yöneten temel organ beyindir..Beynimizle algıladığımız herşeyi hissedebilir ruhumuz ve kalbimizle yaşama sarılırız..Ama beynin lider olduğunu düşünüyorum en azından sağlıklı bir bedende..Burada bir atasözünü de hatırlatmadan geçemeyeceğim ; sağlam kafa sağlam vücutta bulunur..
Evet beyin jimnastiği olarak ilk koşul temiz hava demiştim.Şimdi diğer önemli bir durumu belirteyim bu da muhakkak kitap okumaktan geçiyor..Ne kadar kitap okursak o kadar çok çeşitli düşünce bahçesi oluşturabilirz kendimize..İnsan düşünen demek değil midir?Düşünmek için de bi fabrikaya hammadde göndermeliyiz ki ürün elde edelim hesabı okumalıyız diye düşünüyorum..Algılarımız,fikirlerimiz iç dnyamız olabildiğince geniş ve ferah olmalı,kucaklayıcı olmalı fakat bunun yanısıra mantık,bilinç ve yargılama süzgeçlerimiz de açık olmalıdır..Ancak bu şekilde hayatın tadını çıkartmak mümkün olabilir kanısındayım..Tabii bu beyin egsersizlerine;sinema müzik,sanat,kültürel ve sosyal faaliyetler,spor gibi pek çok şey katılabilir..Yeter ki baktığımız ve değer verdiğimiz,yaşadığımız şeylere dikkat edelim..Küçük bir çocuk gibi belki de soralım kendimize 'bu nedir,nedendir?'  Yoksa sebebi olmayan gereksizlikler için de kaybetmemiz ve kaybolmamız söz konusu bile olamaz..

6 Ekim 2010 Çarşamba

Broken Bells grubunun broken bells albümünün çıkış parçası.

go down to wait all night

she's bound to run him out

invested enough in it anyhow

to each his own

the garden is sorting out

she curls her lips on a bar

i don't know if you're dead or not

if you're anyone



come on and get the minimum

before you open up your eyes

this army has so many hands

to analyze

come on and get your overdose

collected at the borderlines

they want to get up in your hair



cause they know, and so do i

the high road is hard to find

a detour in your new life

tell all of your friends goodbye



the dawn to end all nights

that's all we hoped it was

a break from the warfare in your house

to each his own

the soldier is bailing out

and curled his lips on a bar

and i don't know if the dead can talk

to anyone



come on and get the minimum

before you open up your eyes

this army has so many hands

are you one of us?

come on and get your overdose

collected at the borderlines

they want to get up in your hair



cause they know, so do i

the high road is hard to find

a detour in your new life

tell all of your friends goodbye



it's too late to change your mind

you let laws be your guide

Yeni ve Son Okul yılım..

Bu sene üniversitemin son senesindeyim.Mutluyum çünkü zor da olsa çablarım bir sonuç vermeye başladı,içim rahat,vicdanım rahat ve kafam dingin artık..Çok koştum,çok yoruldum ve duruldum nihayet..Hayatın beni götürmek istediği noktaya doğru gidiyorum.
Çok acı çektim,çok gözyaşı döktüm belki ama bütün bunlar beni büyüttü,olgunlaştırdı ve olmam gereken insana dönüştürdüler sonunda..Hergeçen gün biraz daha kendim oluyorum; ne yaptığımı,nereye gittiğimi,nerede durduğumu, ne yediğimi bile daha iyi görebiliyorum artık..Çevremde olup bitenleri,insanları,herşeyi biraz daha iyi anlıyorum..Yaşım oldu 24 bir de..Yani yaş kemale erdiği için de büyümek şöyle dursun yaşlanma yoluna girdik sayılır ki tüm bunları hissetmem,değişmem olması gereken şey aslında.Hergün gördüklerinden, yaşadıklarından etkilenmeyen,anlamayan insan nası değişebilir aynı şekilde değişmeyen insan nasıl bir insandır.Hayatı hergün birbirinin aynıysa diyecek bir sözüm yok fakat yaşam,her yeni gün başka kılıklarda,renk renk desen desen ve başka tonlarda insanın yüzüne yüzüne vuran bi rüzgar gibiyken nasıl etkilenmez nasıl düşünmez nasıl değişmez..Nasıl olması gerkeni bilmez nasıl herkes gibi olmak, kabullenilmek için, sırf onlardan biri olmak ona mutluluk verir anlamıyorum anlam da veremiyorum..Her neyse insanlar kendi hayatlarında karanlıklar içinde güneşi görmeye çalışadursunlar ben bu yılı nasıl verimli ve mutlu geçireceğimin planlarını yapıyorum..İçimde güzel umutlar ve mutluluklar var geleceğe dair..Oldukça yaşadıkça paylaşçam blogumda inşallah..
Bu arada geçen rüyamda babamı gördüm; elini öptüm,çünkü ben kapandım yani başımı örttüm,tesettüre girdim,yaşamaya çalışıyorum elimden geldiği kadar..İşte kapandığım gece yada bi sonrakiydi evet, ozaman gördüm..Sanki bana küsmüş de yeni barışmış gibiydi..Onu çok seviyorum..Dualarda etcem ona..Bitaneciğime iki cihanda da mutlu olması için güzel bi yaşam,utanmayacağı bi evlat olma yolunda çaba sarfetcem inşallah..
Annemi özlüyorum sık sık..Annem için diyeck sözlerim tükendi..İçimde yaşatıyorum o sevgiyi ama ifade etmek zor şu ara..
Ablalarımı ve kardeşlerimi düşünüyorum tek tek..Ne yaşarsak yaşayalım kardeş olmak çok farklı bi duygu farklı bişey..Yaşadıkça,büyüdükçe daha iyi anlıyorum..Onları seviyorum..
Kendim hakkında ne diyeyim zaten yazdığım herşey kim olduğumu resmetmiyor mu???
Şimdi planlama ve bu yıla adapte olma zamanı ..  (=

27 Eylül 2010 Pazartesi

Babacığım..

Şimdi içimde karışık duygularla başladım yine yazmaya çünkü yazmak beni rahatlatan bir eylem sanırım..Yazmayı sevmeye başladım..Ne olursa olsun,saçma sapan olsun ama ben olayım,kendimden bişeyler olsun istiyorum ki böylece olması gerekeni bulmam kolaylaşsın..
  Bugün evde oturdum ağladım yine..Ne zamandır beni inciten,üzen tüm olayların üstüne kimseler de kalmayınca ortalıkta biraz ağlamak istedim içim rahatlasın diye..Annemi düşündüm ve kardeşlerimi sırayla..Bıraktım gözyaşlarımı işte öyle..Sonra uyudum biraz..Rüya gördüm..Rüyamda babam..Canım babam; dünyanın en temiz, en şefkatli babalarından birisi O benim için..Babam rüyamda hastaydı ve ben ağlıyordum yine..Sanırım hüznümü,kederimi gördü..O'na malum oluyor hallerimiz demek ki..Çok üzüldüm işte..Üzüldüm babama bitaneme..Yarın ona yasin okuyup göndercem ve ona layık bir evlat olmak için yaşama sarılmaya çalışcam yine..
 Babacığım, seni inşallah utandırmayacağım ve inşallah yüzünü çok güldürecek hayırlar işleyeceğim, yarınlarımız için,cennet bahçelerinde ele tutuşup dolaşabilmek için..Affet babam,seni üzmek en son isteyeceğim şey..Affet,çünkü sensiz hiç de iyi değiliz..Affet ne olur..

26 Eylül 2010 Pazar

Gördüm ki..

Gördüm ki yıllar beni bazı yollara götürüyor,bazılarından geçirip bazı yol ayrımlarına bırakıyor.Sonra bazen alternatifler tükeniyor ve yürümek zorunda bırakıldığım tek yol kalıyor bana..Kaderi fazla kurcalamak istemiyorum çünkü algılamak zorlaşıyor kimi durumları..Öyle bir sistemler bütünü ki bu çözdükçe dolanan cinsten bazen..Söylemek istediklerim bile hatta bu yüzden kendi içimde kıvrılıp kendime saplanıyor.Ben mutluyum yazmak istiyorum her yere evet mutlu olacak çok şeyim var..Ama düşünecek de pek çok şeyim var..Canımı sıkan durumlar olacakmış hep hayatımda öyle söyleniyor..Kimse tarafından anlaşılmak istemiyorum artık bu da çok eskiden kaldı..Belki yıllar sonra ben ölürüm de birileri hakkımda bişeyler bulur kimileri anlar..Hem birileri anlasa ne yazar ki beni acıtan başka şeyler var..Ama susup kendi içime kıvırlmak istiyorum yine..Yine yalan gerçek karışık ümitlere sarılmak ve bana düşen yollara vurmak istiyorum kendimi..Yaşamam gerekenleri yaşamam gerektiği gibi yaşayıp çekip gitmek gerektiği gibi tüm isteğim..
   Bu bloga yazdığım şeyler aslında yalnız ve hüzünlü zamanlarıma geliyor çoğu zaman çünkü ben yapı olarak hüznü yazmayı seviyorum biraz..Mutluluğu anlatacak pek birşey bulamıyorum belki de hatta mutluluk çabuk geçtiği için yazmaya değer görmüyorum kimbilir..Arada heyecanlarımı yazarım tabi ama mutluluklarımı içimde saklamak daha büyük mutluluk getiriyor bazen de..Değişen dünya ile ve yeryüzü ile ben de değişiyorum her şekilde farkındayım..Yaşadıklarım bile hep farklılaşıyor renginden ton atarak..Bilemiyorum zaman bana ne getirir nasıl değiştirir..Söz veremem bu yüzden hiçbişey için..Bakarsın yakında belki çok sonrasında yazabilirim yada yazmak isteyebilirim herşey hakkında..